Akne Oluşumunu Kolaylaştıran Nedenler:
- YüzBölgesindeki Tüylerin Alınma Şekli: Usturalama, ip kullanımı, ağda veya çok nadiren epilasyon lazerine bağlı olarak başlayan batıklar veya gözenek enfeksiyonları, kısır döngü yaratarak tabloyu şiddetlendirir.
- Kozmetik Ürün Kullanımı: Kullanılan yağlar, pomad tarzında merhemler, nemlendiriciler, pudra ve fondöten gibi ürünler, gözenekler içerisini tıkayarak komedon oluşumuna neden olur.
- Mesleki Maruziyetler: Katran gibi yağ maruziyetleri akne oluşumuna yol açabilir.
- Kullanılan İlaçlar: Kortizon içerikli krem ve hap kullanımı, B vitamini takviyeleri, epilepsi ilaçları, kemoterapide kullanılan bazı kanser ilaçları, oral kontraseptif ilaçlar.
- Endokrin Hastalıklar; Polikistik over sendromu, Cushing sendromu gibi hormonal bozukluk yaratan tablolar.
- Protein Tozu Kullanımı: Özellikle son dönemde kaslı bir görünüm elde etmek isteyen bireylerde akne oluşum yolakları üzerinden metabolik bozukluk yaratarak akneye sebep olabilmektedir.
- Baskı veya Temas ile Yapanlar: Kask, eşarp, maske ya da elleri yüze yaslamak gibi.
Akne Hangi Vücut Bölgelerini Etkiler?
En sık tutulum yeri, yüz bölgesidir; fakat, yüz dışında boyun, göğüs, saçlı deri, üst sırt ve üst kollar dahil olmak üzere vücudun hormonal olarak duyarlı yağ bezlerine sahip bölgelerini de etkileyebilmektedir. Yani sadece yüzde görülmeyebilir.
Akne Lezyonları Nelerdir?
Akne; açık ve kapalı komedonlar, papül, püstül dediğimiz lezyonlar dışında bazen de biz dermatoloji hekimlerinin sevmediği nodül, apse, kist, post enflamatuvar hiperpigmentasyon (yani leke), ekskoriasyon (kaşımaya bağlı tırnak izleri) ve akne izlerine neden olabilir.
Akne Şikayetimin Şiddetini Nasıl Anlarım?
-Bireyin mevcut akne problemini psikososyal açıdan algıladığı şiddet
-Dermatoloji hekim gözüyle;
- Aknenin bulunduğu bölgedeki lezyonların sayısı veya baskın olan lezyonlar üzerinden
- Akne skarının (izlerinin) derecesi ile anlaşılabilir.
Akne Tedavisi
Akne tedavisinde planlama; akne lezyon tipine, şiddetine ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Bu amaçla tedaviler; topikal tedaviler, sistemik tedaviler, enerji bazlı tedaviler, fiziksel tedaviler şeklinde sınıflandırılabilir.
Topikal Tedaviler: Benzoil peroksit, topikal retinoidler veya bunların topikal antimikrobiyaller ile kombinasyonu, adapalen ve dapson jelleri sayılabilir.
Sistemik Tedaviler: Bu grupta akne hapı olarak bilinen izotretinoin ve oral kontraseptif gibi hormonal ilaçlar sayılabilir.
Enerji Bazlı Tedaviler: Q-Switched Nd:YAG lazerler, Altın İğne Radyofrekans Lazerler, Broadband Lazer yani(BBL), mavi ışık gibi sistemler sayılabilir. Her biri farklı akne döneminde, akne tedavisini desteklemek, hızlandırmak, iz kalma olasılığını azaltmak veya ilaç kullanımının mümkün olmadığı durumlarda tercih edilen tedavilerdir.
Fiziksel Tedaviler: Peeling uygulamaları, mekanik boşaltma (özellikle yoğun komedonları olan bireylerde) medikal bakım öncesinde veya sonrasında uygulanarak hem aknenin yangısı hem de tedavi yanıtı hızlandırılır.
Bireysel faktörleri açacak olursak; bireyin akneyi algılama şiddeti, bireysel faktörlerin ilaç kullanımına engel teşkil etmesi (profesyonel sporcu olması gibi) veya eşlik hastalıklar, metabolik durumlar tedavi planını etkileyen önemli faktörlerdir.
Tekrarlayan Akne Şikayeti ve Tedavi Yanıtsızlığı
Bu başlık altında kullanılan kozmetik ürünler, yüz bölgesindeki epilasyon şekli, daha önce önerilen tedavilerin nasıl ve ne kadar süre kullanıldığı öncelikle sorgulanması gereken durumlardır.
Ardından; adet döngüsündeki bozukluk, kıllanma şikayeti, seçilen doğum kontrol yöntemi (hormonlu spiral, doğum kontrol hapları/iğneleri) gebelik/emzirme süreci, bireyin kendisinde ya da ailede insülin direnci veya şeker hastalığı varlığı detaylandırılmalıdır.
Akneli hastaların çoğunda eşlik eden hormonal bir hastalık yoktur. Fakat, bazı bulguları olan hastalarda hormonal bozukluk düşünülmeli, metabolik ve hormonal değerlendirme istenmelidir:
- Ani başlangıçlı akne (özellikle daha önce akne öyküsü olmaması)
- Geç başlangıçlı akne (3. dekattan sonra)
- Tedaviye yanıtsız olması
- Hirsutizm (yani kadınlarda çene, favori, bıyık, üst kol, üst bacak, göbek ve kuyruk sokumu bölgelerinde kalın, koyu kılların varlığı)
- Düzensiz adet döngüsü
- Akne lezyonlarının yüzün alt bölümlerinde, çene hizasında yoğunlaşması
- Ergenlik dönemi öncesi çocuklarda ergenlik bulguları ile akne varlığı
- Obezite
Yukarıda belirtilen durumlarda hastaların mutlaka metabolik ve hormonal açıdan değerlendirilmesi önerilmektedir.
Akneli Bireylerde Beslenme Nasıl Olmalı?
Dermatoloji muayenelerimizde en sık karşılaştığımız problem aknedir.
Sanayileşme, göçler, yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte beslenme alışkanlıklarımız da değişti. Sanayileşmemiş, kırsal kesimde akne görülme sıklığının modern hayata geçişle birlikte arttığı hepimizin bildiği bir gerçek.
Hadi bu artışın detaylarını inceleyelim:
Sanayileşme ile işlenmiş gıdalar, katkı maddeleri ve karbonhidrat içeriği artan beslenme şeklinin yerleşmesi sonrasında iştah artışı, obezite, diyabet ve diğer metabolik problemler giderek artmıştır.
Akne, klasik olarak ergenlik dönemiyle başlar. Ergenlik dönemi ile artan hormon düzeyleri yağ bezlerini büyütür ve fonksiyonunu arttırır.
Benzer şekilde yüksek glisemik indeksli gıdaların tüketimi ile ergenlik dönemindeki hormon artışına benzer şekilde bazı hormonların artışı ve sonucunda da farklı metabolik sonuçları olmaktadır. Bunlardan biri de akne tablosudur.
Karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek beslenme, süt ve süt ürünlerinin fazla tüketimi insülini artırarak bir metabolik sendrom benzeri bozukluk yaratarak, akne patogenezinde rol oynar. Bu nedenle, akneli bir hastayı bu açıdan da değerlendirme yapmak, risk grubundaki hastalarda serum glukoz ve insülin düzeylerini de incelemek önerilmektedir.
Çoğu hasta veya ebeveynin sorduğu soru: Diyet nasıl olmalı?
Akdeniz tipi beslenme, temel olarak önerilen beslenme şeklidir. Peki akne şikayeti olan bireylerin uzak durması gereken gıdalar nelerdir?
- Şeker ve glukoz şurubu içeren gıdalar
- Unlu gıdalar (ekmek, makarna, vs.)
- Patates, havuç, pirinç, mısır gevreği
- Şeker içeriği yüksek olan meyveler (karpuz, üzüm, muz)
- İşlenmiş gıdalar
- Enerji içecekleri
- Protein tozları
- Süt ve süt ürünleri, yağ miktarından bağımsız olarak süt
- Sanayi tipi maya ile yapılan peynir, yoğurt, kefir
- Dondurma
- Peynir altı suyu
Bu tür gıdaların tüketiminin azaltılması önerilmektedir. Mutlak eliminasyon yerine tüketimin azaltılması gerektiğini vurgulamak isterim.
Akneli Hastalarda Deri Bakımı Nasıl Olmalı?
Akneli hastalarda tedavi yanıtı; doğru tedavi seçimi, hasta eğitimi ve bireye uygun deri bakımından geçer. Hangi kozmetik ürünü kullanmalıyım, hangisini kullanmamalıyım? Bu sorunun yanıtı hem tedaviye uyum hem de tedavi sonuçları açısından çok önemli.
- Derinin uygun şekilde temizlenmesi
- Derinin nemlendirilmesi
- Güneş koruyucu kullanılması
- Uygun makyaj ürünlerinin seçilmesi
Derinin Uygun Şekilde Temizlenmesi;
Deri temizlenmesindeki amaç; deriyi kurutmadan ve tahriş etmeden deri yüzeyindeki ter, kir, sebum denen yağ, mikroorganizmalar ve ölü deri tabakasını uzaklaştırmaktır.
Piyasada bu amaçla bulunan ürünler:
- Kalıp temizleyiciler (gerçek sabunlar ve sindet barlar)
- Likit temizleyiciler
- Antiseptikler
- Alfa-hidroksi asit içeren temizleyiciler (glikolik asit, laktik asit ve mandelik asit)
- Benzoil peroksit içeren temizleyiciler
- Beta-hidroksi asit içeren temizleyiciler (salisilik asit)
Syndet bar sabunlar ve yağ içermeyen likit temizleyiciler akne hastalarında ideal temizleyicilerdir. Temizleme sıklığı ideal olarak günde iki kez, ovalama ve fırçalama gibi agresif temizleme olmadan yapılmalıdır.
Peki deri temizliği sırasında sivilcelerimizi sıkalım mı?
Hayır, dokunmayalım.
Açık/kapalı komedon/püstül yani; siyah/beyaz noktalar/sarımsı irinli kabarıklıklar için kullandığınız temizleyici veya ilaçlar, çoğunlukla yeterli olacaktır. Yetmediği takdirde, dermatoloji hekiminiz doğru zamanda müdahalesini yapacaktır.
Kist, yani deri altında ele gelen kitleler şeklinde ise sistemik tedavi veya ek şikayetler sorgulayarak size uygun bireysel tedavi dermatoloji hekiminiz tarafından başlanacaktır.
Akneli Bireylerde Nemlendirici, Güneş Koruyucu Seçimi ve Makyaj Nasıl Olmalıdır?
- Akne tedavisinde kullanılan krem ve hap gibi tedaviler, deride kuruluk, soyulma ve yanma gibi yan etkilere sebep olduğu için bu yan etkileri azaltmak ve hastanın tedaviye uyumunu artırmak için nemlendirici mutlaka kullanılmalıdır.
- İdeal bir nemlendirici; gözenekleri tıkayıcı yoğunlukta, tahriş ve alerjik özellikte olmamalıdır.
- Peki hangi ürünü seçelim? Sıvı bazlı ve yağsız bir ürün, günlük ihtiyaç sıklığına göre sürülebilir.
- Hangi güneş koruyucu? Fiziksel güneş koruyucular yoğun kıvamlı ürünler olması nedeniyle akneli bireyler için uygun özellikte ürünler değildir. Alerjik bir tablo yoksa kimyasal koruyucu ürünler, kullanım açısından akneli bireyler için daha çok tercih edilmelidir.
SORU-1: Nasıl bir ilaç?
- Sistemik izotretinoin, aknenin tüm mekanizmalarına etki edebilen tek tedavidir.
- Bir hormon ilacı değildir.
- Yağlı yiyeceklerle birlikte alındığında daha iyi emilir.
- İzotretinoin tedavisi kullanılırken diğer akne ilaçları (hap ve kremler) kesilmelidir.
- İlaç kullanımı sırasında gebe kalınmamalı ve kan bağışında bulunulmamalıdır.
- Bu ilacı kullanan bireyler kısır yani (infertil) bireyler olmaz.
SORU-2: Daha önce muayene olduğum bir hekim başka bir tedavi planladı ama siz?
Bu cümleler çok tanıdık değil mi? Ama bazı durumlarda bu ilaçların kullanımını öne çekmek gerekebilir. Aslında bu, sadece yüzünüzde akne izleri kalmasını istemediğimiz için. Özellikle; aile hikayesi, erken başlangıç, aşırı yağlanma, gövde yerleşimli akne, akne izi varlığı, süreğen kronik ve geç başlangıçlı akne gibi durumlar varlığında izotretinoin kararı daha erken verilebilir.






