Aşırı Terleme (Hiperhidrozis); ısı kaybı ve termoregülasyonu düzenleyen normal fizyolojik bir olay olan ter üretiminin organizmanın gereksinimlerinin ötesinde olması durumudur. Bu tablo, yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyebilmekle birlikte, fiziksel, psikolojik ve emosyonel stresin eklenmesiyle de kısır bir döngüye girer.
Aşırı Terleme Problemi Kimlerde Görülür?
Genellikle gençlerde, çoğunlukla da el avuç içi, ayak tabanı ve kol altında, yaygın görülür.
Aşırı Terleme Problemi Herhangi Bir Hastalığa Bağlı Meydana Gelebilir Mi?
Bireyin sahip olduğu hastalıklara bağlı olabileceği gibi, herhangi bir neden olmaksızın da görülebilir.
Aşırı Terleme Problemi Tanısı Nasıl Konur?
Hiperhidroz tanısını koymak için aslında rutin olarak kabul edilmiş bir laboratuvar testi yoktur. Bu tür hastalara yaklaşımda en önemli şey altta yatan neden varsa, ayrımını yapmaktır. Bunun için hastalardan alınacak ayrıntılı bir anamnez (hikaye) tanıya yönelik en büyük yardımcımız olacaktır. Çünkü, yapısal vakalarda, araştırmaya yönelik tetkiklere genellikle ihtiyaç olmaz.
Bu şikayetlerle gelen bireylerde aydınlatılması gereken sorular vardır. Bunlar;
- Şikayetlerin başlangıç yaşı
- Aşırı terlemenin olduğu bölge
- Terlemenin zamanı
- Terlemeyi tetikleyen faktörler; sıcaklık, baharatlı gıdaların alımı, ateş, egzersiz gibi nedenlerle tetiklenebilir.
Aşırı terlemeye eşlik eden semptomlar:
- Hastada iştah artışına rağmen kilo kaybı,
- Sinirlilik,
- Huzursuzluk,
- Sıcak tolere edememesi,
- İlaç kullanımı,
- Özgeçmişinde geçirilmiş travma veya cerrahi ameliyatlar,
- Ailesel hastalıklar eşlik eder.
Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra altta yatan bir neden yoksa bireye uygun bir tedavi planlanıyoruz.
Tedavi seçenekleri:
Geleneksel (antiperspirant tedaviler, iyontoforez, ilaçlar) yaklaşımlar, botulinum toksin enjeksiyonu, lazerler ve cerrahi tedavilerdir.
Tedavi tamamen bireye uygun ve ortak verilmelidir. Peki bu tedaviler neler;
Klasik tedaviler
Alüminyum içerikli antiperspirantlar, roll-on, kremler
Alüminyum tuzları; küçük alanlarda, tedavi olarak oldukça geniş yer bulan bir tedavi seçeneğidir. Zaten normal yaşantımızda kullandığımız çoğu antiperspirant ürünün içinde de bulunmaktadır. %10, 15 ve 20 oranındaki konsantrasyonların tümünde terleme azaltıcı etki gözlenmiştir. El ayak bölgesinde, daha iyi sonuç elde etmek için %20-25 gibi daha yüksek konsantrasyonlarda kullanmak gerekir. Ama, unutmamak gerekir ki konsantrasyon arttıkça tahriş ve yan etkiler artmaktadır. Gece uyumadan hemen önce terlemenin azaldığı saatlerde uygulanır.
Yanma gibi tahriş bulguları en sık görülen yan etkileridir.
Topikal uygulamaların etkisi de yan etkileri de kısa sürelidir.
Topikal alüminyum tuzlarının uzun süreli kullanımının; meme kanseri ve nörotoksisiteye bağlı Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıkları tetiklediği ile ilişkili tartışmalar da hala devam etmektedir.
İyontoforez yöntemi
İyontoferez; 1952 yılında geliştirilen iyontoforez, el-ayak terlemesi için tercih edilen geleneksel bir tedavi yöntemidir. Mekanizması net olarak bilinmemekle birlikte, direkt elektrik akımı ile iyon kanallarını tersine çevirerek ter bezlerinin tıkanmasına neden olur. %81’e varan oranlarda başarı oranları bildirilmiştir. Gebelerde ve kalp pili olan hastalar uygulanması önerilmemektedir. Ağrı, kuruluk, çatlama ve yanık gibi yan etkilere sebep olabilir.
Hastalar tarafından sosyal nedenlerden dolayı (zaman alıcı olması) pek tercih edilmemektedir.
Antikolinerjik veya antiadrenerjik ilaçlar
Oral Antikolinerjikler: Terleme tedavisinde oldukça etkin ilaçlardır. Etkisini, ter bezlerinin reseptörlerini bloke ederek gösterir. Bu reseptörler mesane, göz, bağırsak, kalp, santral sinir sistemi ve tükürük bezlerinde de olduğu için ağız ve göz kuruluğu, idrar çıkaramama, kabızlık ve ritim problemleri gibi birtakım istenmeyen etkilere yol açabilir. Yaşlı hastalar, göz tansiyonu olan bireylerde, gebelik ve emzirmede kullanımını tercih etmiyoruz.
Oksibutinin: En sık kullanılan, benim de kliniğimde sık tercih ettiğim antikolinerjik ilaçtır.
Yukarıda değindiğimiz tedaviler, bireyin uyumunu gerektiren ve çoğu zaman sadece kullanım süresince terleme şikayetini azaltan tedavilerdir.
- Botulinum Toksini, bir bakteri tarafından üretilen bu toksin, ilk olarak şaşılık tedavisinde uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde; kırışıklık tedavisinde, diş sıkma problemi olan kişilerde, masseter kası kalınlaşmış Asya tipi yüz şekline sahip kimselerde, aşırı terleme şikayeti olan hastalarda ve daha birçok dermatolojik hastalıkta kullanılmaktadır. 2004 yılında FDA tarafından kol altı terleme tedavisinde kullanımı onaylanmıştır. Bu uygulama, doğru doz ve uygulamalarda etkin ve güvenilir bir uygulamadır. Uygulamadan sonra 7-10 gün içerisinde terleme azaltıcı etki başlar, ortalama etki süresi 4-10 ay arasında değişir.
- Cerrahi: Açık ve kapalı şekilde yapılabilmektedir. Ama adı üzerinde cerrahi olunca genellikle tercihi az olan uygulamalardandır. Genellikle günlük yaşamın ciddi etkilendiği ve yukarıda ifade edilen medikal tedavilere yanıt vermeyen hastalarda tercih edilebilir. Bu başlık altında torakal sempatektomi, aksiller doku eksizyonu ve aksillanın subkutan suction küretajı yer almaktadır.
- Yeni tedaviler; çeşitli lazer sistemleri bu amaçla uygulanabilmektedir.
- Son dönemlerde yapılan çalışmalarla etkin ve güvenilir olduğu ifade edilen tedavilerdendir. Etki mekanizmasının ter bezlerinde doğrudan meydana gelen termal hasara bağlı olduğu düşünülmektedir.
1064 nm Neodynium: Yttrium-Aluminum-Garnet (Nd: YAG) lazer,
Diode lazerler, Lazer lipoliz
Fotodinamik tedavi, Mikro İğneli Radyofrekans lazerleri
Terleme Tedavisi ile İlgili Bilinen Yanlışlar
- Aşırı terlemeyi tedavi etmek vücutta zararlı maddelerin birikimine sebep olur?
Vücut sistemimiz çok mükemmel dizayn edilmiş. Evet, vücudun en büyük hacme sahip organı olan deri, az da olsa bazı zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için kullanılan sistemlerden. Fakat kol altı, avuç içi veya tüm vücut terlemesi olan bireylere verdiğimiz tedavilerle aşırı terleme tedavi edildiği zaman, vücut başka bir bölgeden veya organ aracılığıyla yine aynı görevini yapmaya devam eder. Üstelik aşırı terleme tedavisinde amacımız normal oranlarda deriden terlemenin sağlanmasıdır.
- Aşırı terleme tedavi edilmesi gereken bir bozukluk değil, yapısal bir durum mudur?
Aslında üretildiğinde steril ve kokusuz olan ter sıvısı, aşırı terleme şikayeti olan bireylerde bazı bakteri veya mantarların etkisiyle kokulu hale gelir ve yapısı değişir. Hem de birtakım hastalıklara zemin hazırlar; hem de kişinin feromonu yani bireysel kokusu haline gelir. Bu nedenle tedavi edilmesi gereklidir.






