Vitiligo ve Pigmentasyon Hastalıkları
Vitiligo ve pigmentasyon hastalıkları, deri renginin daha açık veya daha koyu renkte yamalar şeklinde tutabilen ve genellikle kozmetik açıdan rahatsızlık veren hastalıklardır.
Deri rengi;
Dışarıdan besinlerle aldığımız karotenoidler (sarı renk),
Endojen yani vücudumuzda melanositler tarafından üretilen melanin (kahverengi renk)
Damar yapıları içindeki hemoglobin yapıları
Derinin kalınlığı
Derinin ışığı kırma ve emme özelliği tarafından oluşturulur.
Fakat, melanin deri rengini belirleyen ana bileşendir. Melanosit hücreleri tarafından üretilen melanin maddesi keratinosit denen deri hücrelerine aktarımı yapılır.
Aslında Melanin, ultraviyoleyi (UV) emerek güneş ışığının zararlı etkilerinden koruyan bir şemsiye görevi görür. Açık renkli bireylerde daha az, koyu tenlilerde daha fazla bulunurlar.
Pigmentasyon hastalıklarını aşağıda belirtilen şekilde incelemek konunun daha anlaşılır olmasını sağlayacaktır:
Hipopigmentasyon veya depigmentasyon; Melanosit kaybı, Melanositlerin melanin üretmesinin etkilenmesi, melanozomların transferinde bozukluk ile ortaya çıkan deri renginin açılmasıyla seyreden bozukluklardır.
Bunlar;
• Postinflamatuar hipopigmentasyon
• Albinizm
• Vitiligo
• İdiopatik guttat hipomelanozis
• Piebaldizm
• Mesleki maruziyetler
Bu tablolardan en sık Vitiligo ile karşılaşılmaktadır.
Hiperpigmentasyon: Dermal veya epidermal deri tabakalarındaki Melanosit sayısı ve aktivitesinde artış dolayısıyla, deri renginin koyulaşması ile giden bozukluklardır. Bunlar;
•Postinflamatuar hiperpigmentasyon
• Hemakromatozis
• Melazma
• Mesleki temas: Gümüş, arsenik, kurşun maruziyeti
Bu grupta, melazma ve postinflamatuar hiperpigmentasyon oldukça sık görülmekle birlikte leke konu başlığı altında değerlendirilecektir.
VİTİLİGO
Vitiligo, Melanin dediğimiz maddeyi üreten hücreler olan melanosit yıkımı ile seyreden, kesin sebebi bilinmeyen bir renk kaybı hastalığıdır.
Vitiligo Hastalığının Nedenleri nelerdir?
Çeşitli nedenlerle maruziyetlerden, enfeksiyonlara kadar oluşan bazı maddeler veya antikorların melanositleri parçalaması veya yıkmasına bağlı ortaya çıkar.
Vitiligo bazen tiroid hastalıklarına veya otoantikorx varlığına eşlik eder; bu sebeple de bazı hastalarda birtakım kan testleri gerekebilir. Vitiligo bulaşıcı değildir.
Deride pigment kaybından kaynaklanan beyaz alanların görüldüğü bu hastalık; en sık yüz, dudak, el, kol, bacak ve genital alanlar olmak üzere vücudun herhangi bir kısmını etkileyebilir. Göz, dudak gibi kısımların çevresini, kıvrım bölgelerini ve travmaya açık alanları etkilediğini çıkarabiliriz.
Dünya nüfusunun %1’nde görülür ve erkek, kadın ve tüm ırkları eşit oranda etkiler. 20 yaşın altında başlama sıklığı yaklaşık ~%50‘dir. Aile öyküsü varlığında görülme olasılığı %10 kadardır.
Hastalık seyri ve şiddeti kişiye göre değişir; genellikle yavaş ilerler, bazı hastalarda sabit kalırken bazı hastalarda ilerleme veya gerileme gösterebilir. Bazı hastalarda bir miktar renk geri gelir, nadiren de tamamen kendiliğinden düzelir.
Vitiligo Tutulum Alanlarına Göre Alt Tiplere Ayrılır:
- Lokalize veya fokal
- Segmental
- Universal
- Akrofasiyal
Generalize: En sık gözlenen tiptir: yüz, göz, ağız ve burun çevresi, el sırtları, aksilla, meme başları, penis, vulva, diz ve dirseklerde gözlenir.
Trikrom vitiligo üç renkli görüntü verir. (Depigmente makül çevresinde hiperpigmente halka)
Tutulum alanlarındaki kıllarda beyazlama vardır.
Koebner Pozitifliği Durumu
Bazı dermatolojik hastalıklarda fiziksel travmalardan birkaç hafta sonra ortaya çıkan hastalığın kendisine benzer döküntüler demektir. Vitiligo hastalığında da pozitiflik olabilir, travmaya maruz kalan alanlarda (güneş yanığı, kaşıma gibi travmalarla) vitiligo lezyonu meydana gelebilir.
Tanı, dermatoloji hekimleri tarafından kolayca konur. Ek olarak tanıyı desteklemek için wood ışığı incelemesi ve nadiren de deri biyopsisi gerekmektedir.
Aslında birçok dermatolojik hastalıkta deri renginden daha açık renkte olabilir ve vitiligo ile karıştırılabilir. En sık ayırıcı tanıda düşündüğümüz hastalıklar:
- Albinizm
- Piebaldizm
- İdiyopatik guttat hipomelanozis
- Pitriyazis alba
- Tinea Versikolor alba
- Lepra
- Sifiliz ikinci devir lökoderması
Vitiligo tedavisinde zorlandığımız dermatolojik hastalıklardan biridir. Tedavi için; hastanın yaşı, eşlik hastalıkları, hastalığın şiddeti, tutulum alanları ve tabi ki tedavi uyumunu etkileyecek sosyoekonomik durumu da önemlidir.
Tedavide amaçlarımızı üç başlık şeklinde sınıflandırabiliriz:
• Repigmentasyon: Tekrar deri rengini kazanması.
• Kozmetik kamuflaj: Özellikle tedavi istemeyen veya tedaviye dirençli hastalarda önerilen tedavidir. Mikroblading veya dövme ile kamuflaj sağlanabilir.
• Depigmentasyon: Çok yüksek alanın açıldığı hastalarda amaç repigmentasyon değil depigmentasyondur. Yani kalan normal deri alanlarının deri rengini açarak eşitlemektir. Tabi hastanın da onayı varsa.
Güneş koruyucu: Koruyucu şemsiyemiz olan melanin kaybı olduğu için mutlaka hem güneş koruyucu krem kullanımına dikkat edilmeli, hem de güneşten korunma davranışına hayatını şekillendirmelidir.
Topikal Steroid ve Topikal Takrolimus-Pimekrolimus: Uzun süreli olarak çok dikkatli bir şekilde dönüşümlü kullandığımız moleküller. Hekim kontrolünde uzun süre kullanımı sıkıntı yaratmayacaktır. Topikal takrolimus/pimekrolimus kullanımı başlangıcında hafif irritasyon dediğimiz kızarıklık, kaşıntı yanma olabilir. Sık ve yeterli nemlendirici kullanımı ve tedaviye alışana kadar kortizonlu kremlerle birlikte kullanılması bu sıkıntıları azaltacaktır.
Fototerapiler (PUVA, UVB, Dar-band UVB, lokal): En sık dar bant UVB, lokal tutulumlarda mikro puva kullanılabilmektedir. Yanıtı değerlendirmek için biraz zaman gereklidir. Sosyal uyum gerektirir.
Excimer Lazer
Fraksiyonel Karbondioksit lazer uygulaması ve Plateletten Zengin Plazma kombinasyonu
Melanosit Otogreftleme (Saçlı deriden mikrogreft alıp tutulan alana enjeksiyonu) gibi tedaviler uygulanabilmektedir.
Melanositlerin yıkımını azaltmaya yönelik bitkisel takviyeler (Polypodium leucotomos, alfa-lipoik asit gibi) kullanılabilir.






