KABARIK YARA İZLERİ: YANİ KELOİD VEYA HİPERTROFİK SKARLAR
Evde veya ev dışında birtakım kazalar sonrası, etkilenen vücut bölgemizde kalıcı izler gelişebilmektedir. Sadece fiziksel anlamda kısıtlamalar dışında estetik açıdan ve kaşıntı, yanma, acıma gibi semptomatik şikayetlere de sebep olabilmektedir. Hele bir de hipertrofik skar dediğimiz kabarık ise.
Etkilenen bölgede oluşan hasar, vücut tarafından yara iyileşmesi dediğimiz olay ile onarılmaya çalışılır.
YARA İYİLEŞME SÜRECİ NASIL GERÇEKLEŞİR?
Normal yara iyileşme sürecinde; fibroblastlar, inflamasyon denilen yangı, proliferasyon denilen çoğalma ve matürasyon dediğimiz olgunlaşma, aşamalarından geçerek bu süreci yürütür.
Bu süreçte, ilk olarak, lökosit ve makrofaj hücreleri, enfeksiyonu önlemek için yarayı hücresel kalıntı ve bakterilerden temizler.
Daha sonra, fibroblastlar, dokuya gerilme kuvvetini ve yapısını veren kolajen üretir. Yara yeri granülasyon dokusu ile dolar ve kenarlar, epitelizasyona izin veren miyofibroblastların hareketliliği ile büzülür. Böylece, yara yeri kapatılmış olur.
Yara iyileşmesinin son aşamasında, kolajen lifleri genel gerilme kuvvetini iyileştirmek için yeniden şekillenir. Bu normal iyileşme sürecidir ve bu sürecin bozulması, Hipertrofik veya Keloid yara izlerinin oluşumuyla sonuçlanır.
KELOİD GELİŞİMİNİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ VAR MI?
Aşırı yara iyileşme dokusu; cinsiyet tercihi göstermez, ancak esas olarak Afrikalı Amerikalılar, Asyalılar ve Hispanikler gibi daha genç bireylerde ve daha koyu tenli etnik gruplarda ortaya çıkar.
Diğer risk faktörleri; kişisel aşırı yara izi öyküsü, ailede hipertrofik veya keloid öyküsü ve bir yara bölgesinde ya da çevresinde iltihaplanma yer alır.
VÜCUDUMUZUN HANGİ BÖLGELERİNİ ETKİLER?
Lezyonlar, fiziksel travmanın meydana geldiği cilt yüzeyinde herhangi bir yerde bulunabilir; ancak kulak memeleri, yüz, kollar, omuzlar, sırt ve göğüs en sık etkilenen anatomik yerlerdir. Hipertrofik yara iyileşmesi, beyaz-pembe renklidir ve orijinal yaranın kenarları boyunca devam eder. Buna karşılık, keloid lezyonu, koyu kırmızı-mor renklidir ve yaranın orijinal sınırlarının çok ötesinde çoğalma, taşma kapasitesine sahiptir.
TEDAVİ NEDENİ / AMACI
Hipertrofik veya keloid yara izleri için, tedavi tercih etme nedenleri arasında kozmetik şekil bozukluğunun yarattığı psikolojik stres veya ağrı ve kaşıntı gibi fiziksel şikayetler ve estetik görüntü yer alır.
Anormal yara iyileşmesinden kaynaklanan bu izler; kızarıklık, ağrı, kaşıntı gibi şikayetler yapabilir veya fonksiyonel kısıtlamalar gibi etkilenen bölgenin fizyolojisini ve estetiğini bozabilir ve sonuçta hastanın yaşam kalitesini etkileyebilir.
Anormal yara izi ile ilişkili şikayetleri azaltmak ve klinik görünümü iyileştirmek için birçok tedavi uygulanabilmektedir.
TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Masaj, nemlendirici ajanlar, çeşitli farmakolojik ajan (kalsiyum kanal blokeri ilaçlar), cerrahi eksizyon, tıkayıcı pansumanlar, topikal ve lezyon içine enjeksiyon şeklinde kortikosteroidler, interferon, 5- florourasil, kriyoterapi, radyasyon, basınç tedavisi, fraksiyon karbondioksit lazer tedavisi, vasküler lazerler, retinoik asit ve silikon jel kaplama gibi skar tedavisi için tek başına veya çeşitli kombinasyonlarda kullanılmaktadır.
Yeni yaklaşım tedaviler olarak da botulinum toksini enjeksiyonu olan mikro botox ve enzimatik tedaviler vardır.
Botulinum toksini enjeksiyonu, iyileşen yaradaki kas gerginliğini azaltarak hipertrofik skardan kaynaklı fibroblastların aktivitesini düzenler ve yara yüzündeki skarlaşmayı azaltır. Ayrıca; bazı mediatörlerin miktarını azaltarak ağrı, yanma gibi şikayetleri azaltılmasını da sağlar. Bu nedenle özellikle şiddetli ağrı, yanma tarif eden hastalarımın şikayetlerini yatıştırma konusunda sık tercih ettiğim bir tedavi seçeneğidir.
Deriden kabarık şekilde ise 5- florourasil (5-FU) enjeksiyonları ile küçültme tedavisinde, fibroblastlar gibi hızla çoğalan hücreler durdurulur ve skar bozulması teşvik edilir. Kemoterapötik bir ilaç olan 5-fluorourasil, inatçı hipertrofik ve keloid lezyonlar için iyi bilinen bir tedavi seçeneğidir. Mevcut kanıtlar ile hipertrofik ve keloid yara izlerinin görünümünü, önemli ölçüde iyileştirebileceği ve tekrarlama şansını azaltabileceği, hipertrofik ve keloid yara izlerinin tedavisi için güvenli ve pratik bir tedavi olduğunu gösterilmiştir.
Enzimatik tedavi; içeriğinde bulunan enzimler sayesinde (Kolajeniz); yanlış şekillenmiş kolajen liflerinin yıkımını sağlarken yeni kolajen üretimi için de fibroblast denen hücreleri uyararak yara izi tedavisinde uygulanır.
📌Hangi tedavi daha başarılı? ⚖️
👉Tedavi başarısını; yara izinin büyüklüğü, olgunluğu, bireyin yara iyileşmesine yanıtı, sigara gibi alışkanlıkları etkiler.
📌%100 başarı mümkün müdür?
👉Uygulanan bu tedaviler %100 başarı vadetmez. Fakat; hastanın beklentisini de göz önüne alarak bu orandan söz etmek daha uygun bir yaklaşım. Sadece kızarıklık, ağrı, kaşıntı şikayeti olan veya fonksiyonelliği etkilenen hastalar için, hasta memnuniyet oranları daha fazladır.
👉Özellikle kombine ve yeni tedaviler, estetik açıdan daha güzel sonuçlar verebilmektedir.






