Geçmiş tarihten günümüze kadar yüz güzelliği çok önemli olmuştur. Çünkü; yüz, dış dünya ile bağlantı kurmamızı sağlayan ve iletişim kurarken ilk yansıyan bölgemiz.
Anatomik olarak bütünlüğünü koruyan ve fonksiyonel açıdan düzgün bir yüze sahip olma isteği ile orantılı olarak estetik prosedürlerin arttığını ifade edebiliriz. Özellikle cerrahi işlem olmaksızın yapılan uygulamaların daha cazip olduğunu da hatırlatalım.
Cerrahi yüz estetiği prosedürleri geçiren hastaların dahi işlem sonuçlarından memnun olmayabilir ve izole kusurların ortadan kaldırılması için ek uygulama ihtiyacı duyabilirler. Dolgu uygulaması, işte bu noktada elimizi güçlendiren güzel bir uygulama olarak karşımıza çıkar.
YAŞ ALMA SÜRECİNDE DOLGULARINN ETKİSİ
Yaşlanmayla birlikte ciltte, yumuşak dokuda ve kemiklerde meydana gelen ve eksikliklere neden olan değişiklikler, yüzde olumsuz duygusal mesajların birikmesine neden olabilir.
Örneğin, bir hastanın yüzü, hasta yorgun hissetmesede yorgun görünebilir veya hasta üzgün hissetmesede üzüntü ifade edebilir; öfkeli bir görünüm kaş arası çizgilerinden veya yorgun bir görünüm göz torbalarından kaynaklanabilir.
Yüz bölgesindeki dört olumsuz nitelik (yorgun görünmek, üzgün görünmek, sarkık bir görünüme sahip olmak ve öfkeli bir görünüme sahip olmak) ve dört olumlu nitelik (çekici, daha genç, daha konturlu ve kadınlar için daha feminen veya erkekler için daha maskülen görünmek) olarak gruplandırılmıştır.
Bu olumsuz yüz mesajlarını azaltmaya ve olumlu nitelikleri artırmaya odaklanıldığında, hastanın tedaviden duyduğu memnuniyet de artmaktadır. Dolgu uygulamalarında; bireysel yağ doku kitlesi, kas aktivitesi ve cilt kalitesi/gevşekliği gereken dolgu hacmini/ miktarını ve uygulama seanslarındaki başarısını etkilemektedir.
DOLGU MADDELERİ VE UYGULAMA
Tüm dünyada gün geçtikçe yaygınlaşan bu uygulamalarda, en sık kullanılan dolgu maddeleri; hyaluronik asit dolgu (eriyebilir)dur. Bunun yanı sıra, kalsiyum hidroksiapatit, poli-L-laktik asit ve polikaprolakton kullanılabilmektedir. Günümüzde ideale en yakın ürün, hyaluronik asit dolgulardır.
Dolgu Nasıl Uygulanır?
Dolgu maddesi, enjektör veya kanül ile uygulanır. Uygulama bölgesine ve hekimin tercihine bağlı olarak bu enstürman değişir.
Dolgu Uygulamasında Ne Kadar Dolgu Kullanılmaktadır?
Uygulama yapılacak alanın ihtiyacı olan miktar, kusurun veya yetersizliğin derinliği de dolgu seçimini ve miktarını değiştirir.
Dudağıma Yapılan Dolgunun Bir Miktarı Göz Altına Veya Çeneme Uygulanabilir Mi?
Her bölgeye ya da her kusur için uygulanması gereken dolgunun niteliği değişmektedir. Örneğin; göz altı hacim yetersizliğinde uygulama yapılacak dolgu ürünü ile yanak veya dudak bölgesinde hacim amaçlı kullanılacak dolgu ürünü farklıdır. Bu nedenle bu konuda uygulayıcı hekiminiz tarafından işlem öncesi bilgilendirilirsiniz.
Dolgu Uygulamasının Kalıcılığı Ne Kadardır?
Dudak gibi hareketli alanlarda ürün kalıcılığı azalır& değişmekle birlikte bireysel alışkanlıklar (sigara kullanımı, metabolizmanın hızlı olması, beslenme, yaş ve yaşam biçimi ) da kalıcılığı etkilemektedir.
Dolgu Uygulamasını Arkadaşım&Kardeşim İle Paylaşmak İstiyorum?
Dolgu uygulamasında kan ve doku teması olduğu için sizin için bireysel açılmış bir ürünün kardeşiniz bile olsa, bir takım enfeksiyon taşıyıcılığı olabileceği için bu şekilde bir paylaşım önermiyor ve uygulamıyoruz.
Daha Önce Dolgu Uygulaması Yaptım Ama, Dolgu Uygulamasından Yeterli Performans Almadım?
Bu tür deneyimleri olan bireylerde önceki profil değerlendirmesi ile kıyaslama daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü, bizler uygulama sonrası yüzümüze alıştığımız için değişimi fark etmemiz zor olur. Daha objektif bir değerlendirme için, dolgu uygulaması öncesi, mutlaka bireysel dökümantasyon yani fotoğraflamanın yapılması gereklidir. Özellikle hareketli ve mimiksiz farklı açılardan fotoğraflama uygulama öncesi/sonrası kıyaslama ve değişkenlik açısından önem taşır. Bu amaçla, her hasta kliniğimizde cilt analiz cihazlarımız ile ilk vizit öncesi değerlendirmeye alınmaktadır.
Dolgu Uygulamasına Sürekli Devam Etmek Zorunda Mıyım?
Genellikle kusurlar onarıldıktan sonra rutin dolgu uygulamasına devam etmek zorunda değilsiniz. Zaten, yüzünüz zamanla ihtiyaç duymayacaktır (dudak hariç). Sadece deri kalitesini korumaya ve daha sağlıklı yaş almaya yönelik enerji bazlı uygulamalar yani lazerler ile devam edebilirsiniz.
Uygulama Öncesi Ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler;
Uygulama öncesi En az üç gün öncesinden; ginko biloba, kan sulandırıcı ilaçlar, yüksek doz E vitamini, yeşil çay, aspirin ve (Parol dışı ağrı kesiciler)ağrı kesici ilaçlar ve kan sulandırıcıların bırakılması önemlidir.
Uygulama sonrası;
- Uygulama yapılan alana çok fazla el teması etmemek enfeksiyon veya elimizden mikrobiyal taşımayı azaltacaktır.
- Cilt yıkama rutinine devam edilmelidir.
- Makyaj uygulaması en az 24 saat sonra yapılabilir.
- Uygulama alanına masaj hekimler arasında veya bölgesel farklılık olabilir, 24 saat sonra kozmetiklerinizi sürerken uygulayabilirsiniz
- En az 3 gün süre ile uygulama alanındaki mimiklerinizi kullanmamaya özen gösteriniz.
- Yoğun spordan 1 hafta süreyle kaçınınız.
- Sauna, jakuzi gibi sıcak ortamlardan 1 hafta süre ile kaçınınız
- Dudak dolgusu yapıldıysa 2-3 gün aşırı sıcak-soğuk veya sert gıdalar ile temas ettirmeyiniz
- Dudak dolgusuna anestezi yapıldığı için his geri gelene kadar (2-3 saat) herhangi bir şey yiyip içmeyiniz.
UYGULAMASI SONRASI GELİŞEBİLEN YAN ETKİLER
- Kızarıklık, ağrı, hassasiyet
- Şişlik, morluk, kaşıntı,
- Alerjik reaksiyonlar, enfeksiyon, akıntılı şişlikler, çökük izler
- Uygulanan dolgunun kalitesi, özelliği, uygulanan alan için uygunluğu, steril olmayan şartlarda çalışılması, bireysel hastalıklar nadir de olsa bu tabloların oluşumuna neden olabilmektedir.
- Ele gelen kitleler, asimetri, renk değişikliği
- Damar tıkanıklıkları
- Nekroz(gangrene), dolaşım bzukluğu, görme kaybı
- Özellikle burun, alın ve kaş arası dolgu uygulamalarında gelişebilmektedir.
Dolgu Uygulaması İçin Uygun Muyum?
Dolgu işlemi sırasında uygulama için uygun olamayan hastalık veya durumlar aşağıda özetlenmiştir:
- Hamile veya emziren anneler
- Kanama bozuklukları veya kan sulandırıcı kullanan bireylerde
- Psikiyatrik bozuklukları olan bireyler
- İşlem bölgesinde aktif cilt enfeksiyonları varsa
- Otoimmün hastalığı olan hastalarda hastalığın aktif olduğu dönemde
- Bulaşıcı Hastalıkları olan bireylerde uygulama için uygun bireyler değildir.






